Yavuz’un Kan Damlayan Kılıcı ve Şeyhülislam Fetvalarıyla Alevi Katliamları

Yavuz’un Kan Damlayan Kılıcı ve Şeyhülislam Fetvalarıyla Alevi Katliamları

Tarihçilerin anlatımı ile Yavuz Sultan Selim dönemi Alevi katliamları gerçeği… Birkaç eserden yaptığım alıntılara bakalım:

Şeyhülislam fetvalarıyla gerçekleştirilen Yavuz’un katliamlarını İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ‘Büyük Osmanlı Tarihi’ adlı kitapta şöyle bildirmektedir:

“Yavuz Sultan Selim, şehzadeler gailesini iki senede bertaraf etikten sonra İran seferine hazırlanıyordu; fakat Şah İsmail’in Anadolu’da el altında yaptığı tahrikatiyle Osmanlı idaresinde bulunan Kızılbaşlar o tarafa meyletmişlerdi ve bunun Şah Kulu hadisesi göstermişti. Bundan dolayı Şah İsmail ile yapılacak harpte memleket içinde yer yer Alevi isyanlarıyla devletin başına büyük bir gaile çıkması durumu pek ziyade tehlikeye düşürülebilirdi; bunun için Anadolu’daki Beylerbeyliği ve Sancak Beylerine verilen emirler üzerine bunlar araştırılarak Şah İsmail’e taraftar olan ve ayaklanama ihtimalleri bulunanların bir defteri yapılmış bu suretle nazaratları dokunulacak olan 40 bin kişi hapis ve idam ettirilmiştir. (…) 7 yaşından 70 yaşına varınca Kızılbaş olduğu sabit olanların kayıtların (Yavuz’a T.S.) gönderilmesi…” emredilmiştir.

Avrupalı bir yazar olan Alponse de Lamartine ‘Osmanlı Tarihi’ adlı çalışmasında Yavuz’un Alevi/Kızılbaş katliamları hakkında yazdıkları ise:

“Sultan Selim casusları aracılığıyla Anadolu ve Rumeli’nin bütün köy, kasaba ve şehirlerinde yaşayan Alevilerin listelerini hazırlattı. Bu listelerde 7 yaşından ihtiyarlara kadar 40 bin kişinin adı yazılmıştı. Bursa Sarayı’nda verilen bir işaret üzerine bu 40 bin kurban milli inanç adı altında acımazsızca boğazlandı.” (Alponse de Lamartine – Osmanlı Tarihi. C.I. s. 370)

Bir İslam tarihçisi olan Ahmet Akgündüz’ün anlatımında ise, her ne kadar Yavuz’a övgü olsa da şunları görüyoruz:

“İbn-i Kemal gibi bir âlimden de gerekli fetvayı aldıktan sonra, Anadolu’yu kasıp kavuran ve Kızılbaş adı altında her yerde Osmanlı Devleti’ne karşı kıyam eden bu insanların teftiş ve tahrik olunarak, uslanmayanların katil edilmeleri ve uslanması muhtemel olanların ise haps edilmelerini emir etmiştir. Bunların sayıları bazı tarihçilere göre 40 bindir.”

Yine Yavuz’a övgüler sıralayan Hoca Saadettin Efendi ise şunları yazmıştı:

“Bundan önce ayağı uğurlu padişah Rum diyarına yerleşmiş bulunan Kızılbaş tutkunlarını ve Alevi tavşanlarını araştırmak için ülke yöneticilerinin uyulması gerekli buyruklar gönderip, 7’den 70’e varınca ol yaramazlardan ne idiğü saptanan eşkıyanın adları defter olunup, mutlu kapıya bildirilmelerine Ferman-ı Hümayun çıkmıştı. Cihanda geçerli bu buyruk gereğince yöneticilerin araştırma ve taramalarıyla sayıları 40 bini bulanların kimi ortadan kaldırılıp, kimi de hapse attırıldı.” (Hoca Saadettin Efendi, Tacit Tevarih, C. IV, s. 176)

Alevi/Kızılbaş katliamlarını övgüyle anlatan Mehmet Hamdi Çelebi ise:

“Bundan başka kan damlayan kılıcının başı, Kızılbaş kalabalığını nice defa perişan eyledi.” (Mehmet Hamdi Çelebi, Solakzade Tarihi, C.I. s. 483, Kültür Bakanlığı Yay., 1989)…

Turabi SALTIK

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?