Varlığımın, Yokluğumun Kenti / Zarif LAÇİN

Varlığımın, Yokluğumun Kenti

Nereden mi biliyorum seni
Daha gün, güneşe gözünü açmadan
İlk senin koynundan düştüm
Toprağın ilk kokusundan
İflah olmaz zamanların dokusuna
Öyle bir düştüm ki sorma
Ne yaralar açıldı bir bilsen, ne yaralar
O yaralar ki
İzlerinden gölgeler düşürdü bedenime
O yüzdendir
Çocukluğumun en mahzun zamanlarından
Dizlerimde kalan izlerin kanamasından
bilirim seni
İyi biliyorum, sende kaybolduğum zamanları
Çocukluğumun, her şeyden habersiz hallerine güvenerek
Öyle zamanlar olurdu ki
Yormayasın diye, engel olmayasın diye
Avuçlarıma saklardım hırçın rüzgarlarını
Arada bir, gökyüzünün maviliğine salardım
Saçlarımın arasından, sana doğru
Öylesine ince, öylesine inci gibi dokunurdun ki
Sol yanıma, sol yanağıma
Ne çok güvenirdim sana, bir bilsen
Geçit vermez dağlarına, ormanlarına
Hırçın ve soğuk akışına
Baharına, hazan mevsimine
Cesur, asi, asil yürekli hallerine
Bakma sen yaşımın senden geri oluşuna
Sende bilirsin ki
Erken büyür çocuklar senin coğrafyanda
Bildiğinden olsa gerek
Koş koşabildiğince, özgürlüğün aşkına koş deyişin
Bir daha olmayacak çünkü büyüdüğün vakit
Zamanın büyüsünde gizlenip kalacak her şey
Büyüyeceksin eyy çocuk!
Yaralarına kabuk bağlayarak
Bir başka yerden kanayacaksın
Bir çorba bir kaşık tadında değil
Öyle alışılmış hiç değil
Öylesine  sıradışı
Öylesine  gerçek
Öylesine çocukluktan uzak
Ve acının rengiyle tanışacaksın, daha büyümeden
Bedenin çocuk, ruhun ise bedeninden büyük olacak
Çokça yol almış olacaksın
Zulüm göreceksin, zalimi göreceksin
Yani çocukluğundan olmayan
Oynadığın oyunlardan hiç olmayan
Bir hayatın gölgesinde kaybolacaksın
Dedin demesine de,
Keşke bilmeseydim, büyümenin ne demek olduğunu
Oysa ne çok özlemişim sende kaybolmayı
Sere serpe uzanıp, gizlenmeyi
Çıkma dersen çıkmamayı
Çık dersen çıkmayı
Yine de sende hep ebe kalmayı
Ne çok özlemişim
Doğduğum, doyduğum, masumiyetim
İlk göz ağrım, memleketim, Munzur’um
Bir bilsen
Ne çok isterdim
Yeniden, sende ebe kalmayı
Zarif LAÇİN

Zarif LAÇİN Kimdir?

25 Mart 1981 doğumlu Zarif, “kaliteli insan, kaliteli bir yaşam doğurur ve geride bırakabileceği de yine öyle bir hayat olur” diyor.

Tüm hikayeler o ilk nefesten itibaren hayat bulur. Suya atılan taşın oluşturduğu küçük çaptaki dalganın, bir başka çapta büyük dalgaları peşinden sürüklediğini unutmamak gerekir. İşte bunu hiç unutmayan kişidir Zarif.

Radyo-Tv Yayıncılık sadece bir meslektir onun için…

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?