Tarih düşmanlığı! ÖSO Afrin’e girdi, ilk olarak Demirci Kawa heykelini yıktı

Tarih düşmanlığı! ÖSO Afrin’e girdi, ilk olarak Demirci Kawa heykelini yıktı

Heykellere ‘put’ diyerek koca bir tarih yok ediliyor

Afrin’e girişin Çanakkale Zaferine denk getirilmesi tesadüf mü? AKP, Çanakkale yerine Afrin’in konuşulmasını mı istiyor?

Zeytin Dalı Harekatı’nın 58. gününde Afrin kent merkezi kontrol altına alındı. ÖSO güçlerinin Zerdüştlük inancında ve Kürtler için hem kutsal hem de kültürel bir değer taşıyan Demirci Kawa’nın Afrin merkezindeki heykelini yıktığı belirtildi.

Heykelin yıkılma anına dair görüntüler de sosyal medyada tepkilere neden oldu.

Demirci Kawa’nın heykelinin yıkılması ÖSO’ya yakın hesaplardan “Kürtlerin kutsal görülen Demirci Kawa’nın Afrin merkezindeki putu yıkıldı” diye paylaşıldı. Heykelin ÖSO’cular tarafından yıkılmasına sosyal medyada geniş tepki gösterildi.

Afrin’e giren ÖSO ilk iş Demirci Kawa’nın heykelini yıktı
Zeytin Dalı Harekatı’nın 58. gününde Afrin kent merkezi kontrol altına alındı. ÖSO güçleri kente girer girmez ilk işi Demirci Kawa’nın Afrin merkezindeki heykelini yıkmak oldu.

Afrin’in ele geçirilmesinin Çanakkale Zaferi ile aynı güne getirilmesi de dikkat çekti. Bu tarihin, AKP’nin kendi tarihini yaratması için özellikle seçildiği yorumları yapıldı.

DEMİRCİ KAWA KİMDİR?

MÖ 612’de, Kürdistan’da Asurlu Dehak (Zuhak) isimli çok zalim bir hükümdar vardı. Dehak bir kayanın başında çok sağlam yapılmış bir kalede oturuyordu. Hükümdar Dehak pek çok vahşi hayvanlar ve yılanlar beslerdi. Kendisi gençlerin beyinlerini yediği gibi, hayvanlarına da yedirirdi. Kralı olduğu halkına her gün yenmek üzere hazırlanmış insan beyinlerinin kalesine getirilmesini emretmişti. Bu emre uyan halk, her gün için kralın kalesine hazırlanmış insan beyni götürmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, halk bu insanlık dışı beslenmeyi aksattı. Dehak askerlerine, emrini aksatmış olan halkı toplayıp kalesine getirmelerini emretti. Böylece halk askerler tarafından toplanıp kaleye götürüldü. Kalede halktan birçoğu çocuklarını koruduğu için öldürüldüler.

Bir süre sonra daha çocuklarının beyinlerini yenilmek üzere hazırlayıp götüren halk, sonradan çocuklarını kurtarmak için bir yol buldular. Bu sırarda Hükümdar Dehak’ın askerleri halk arasında dolaşıp çocukların sayılarını devamlı tespit ettikleri için, halk kurtardıkları çocuklarını dağlara kaçırdı ve orada askeri eğitim verdiler.

Bir gün temizlenerek krala götürülen beyinde, bir kuzu tüyü çıktı. Bunun üzerine kral durumu anladı. Kral ondan sonra kendi askerlerinin, bizzat çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp getirmelerini emretti. Bu emirden sonra, askerler çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp krala götürüyorlardı. Bu durum böyle devam ederken, kralın oturduğu kaleden üç taş atılımı mesafesinde olan bir köyde Kawa adında bir demirci oturuyordu. Kawa kralın askerlerine silah ve savaş araçları yapardı. Demirci Kawa da yedi çocuğunun başını yenmek üzere hazırlayıp krala götürmek için vermişti. Sıra son çocuğuna geldiğinde, krala karşı tavır aldı. Depolarında bulunan savaş araçlarını çevre köylere dağıttı ve köylere çocuklarını ve mallarını alıp dağlara çekilmeleri çağrısında bulundu. Bu çağrı üzerine, tüm köyler boşaltıldı. Kralın askerlerinin gözleri önünde köyler bir anda viraneye döndüler.

Kawa, dağlarda toplanan köylülere, zalim hükümdardan intikam alınması ve zulmüne son verilmesi gerektiğini anlattı. Zalim kralın zulmü altında ezilen köylüler, Kawa’nın bu önerisi üzerine kraldan intikam almak için yemin ettiler. Dağlarda askeri eğitim görenler ve köylüler, Kawa’nın önderliğinde birleştiler.

Demirci Kawa’nın denetimindeki köylülerle savaşçılar, iki gün sonra dağlardan inerek zalim Kral Dehak’ın kalesini sardılar. Bir grup genç savaşçı gece gizlice kalenin duvarlarına tırmandı. Kalenin nöbetçilerini öldürdükten sonra, kale duvarları önünde bekleyen köylü ve savaşçılara kalenin kapılarını açtılar.

Açılan kalenin kapılarından en önde Demirci Kawa elinde bir mızrak ve kralın gırtlağını kesmek için yaptığı kılıçla içeriye girdi. Arkasından da köylü ve savaşçılar girdiler. Kalede kralın sistemi yıkıldıktan sonra çok sağlam olan bu kaleyi içinde bulunan her şeyi ile beraber ateş verip yaktılar. Köylüler ve savaşçılar yakılan kalenin alevleri etrafında sabahlara kadar çalıp eğlendiler. Böylece Demirci Kawa yönetimindeki köylüler ve savaşçılar Tiran’ın yönetimini yıkarak zalim kraldan kurtuluşlarını kutladılar.”

Yazılı tarihlere göre 21 Mart 612 yılında Asurluların başşehri Ninova’yı Medler ve Kaldaharlar birleşerek aldılar.

Cumhuriyet

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?