Son Nefes / Zarif LAÇİN

SON NEFES      

Mevsimlerden sonbahardı

Bir ”yaprak dökümü” başladı, usul usul

Hiç yaşanmamış bir hikayenin sonu gibi

Ya da hiç yazılmamış bir şiirin dizeleri gibi

Var ve yok arası bir şeydi

Garipsedi bu durumu, ürperdi

Adeta, ızdırap çeken ruhuna bir cemre düştü

Ölümle çevrili, soğuk ve kimsesiz

Varlığının belası, yokluğunun telaşıydı bu

Gerçeklik ve düş arasında kalakaldı

Düşünürken yoruldu

Yoruldukça düşündü geçen zamanını

Bir derin iç çekti

Biriktirdi içinde bir tadımlık nefesini

Bırakmaya korktu, bu, sonu olur diye

Ne garip bir duygu değil mi?

Oysa koca bir ömür geçirmişti

Bu hikayenin en uzun sahnesinde

Neyin bilinmezliğinde kayboldu ki onca zaman

Ya her günün ardından arta kalanlar

Onlar hangi yöne savruldular

Belki de mevsimsiz bir gecenin karanlığına

Belki de bir çıkmaz sokağa

Belki de bir ateşin ortasında kalakaldılar

Belki de bilinmez bir zamana yenik düştüler

Kim bilir

Artık geride bir şeyin kalmadığını biliyordu

Gidenin arkasından bakar gibi baktı

Geçip giden ömrüne

Hiç olmadığı kadar sakindi artık

Oturdu bir kenara

Düşmemek için tutundu hayallerinden birine

Yavaşça yumdu gözlerini

Düş vagonunun derin seyrine daldı

Hoş bir melodi yankılanıyordu uzakta

Biraz daha yaklaştı daha iyi duyabilmek için

Gördükleri karşısında donup kaldı

Daha önce hiç böyle hissetmemişti

Karanlığın ortasında bir ışık duruyordu

Cılız ama loş bir aydınlık veriyordu etrafa

Işığın altında

Adeta oynaşan renklerin büyüleyici dansı vardı

Birbirini incitmeyen ince bir dokunuş gibi

Bir su damlasının üzerinde

Kalabalık bir senfoni eşliğinde

Etrafında dönüp duran kuğu misali

Düşlerinde her şey öyle gerçekti ki

Dudağında belli belirsiz bir gülümseme vardı

Kahkaha benzer ama değil

Uyanmak istedi, biraz daha zorladı kendini

Herkese anlatmak istiyordu gördüklerini

Hatırlamaya çalıştı, çok tanıdıktı çünkü

Anlamak için, arkasına son kez dönüp baktı

Geride bıraktıklarına baktı

Kimseler yoktu, yalnızdı artık

Yavaş yavaş anlıyordu, olup biteni

Zor olsa da kabullendi

Sonra seyre daldı yeniden düş sokağını

Gördükleri kendisinden ibaretti

Yaşadığı zamana

En çok da yaşayamadıklarıydı

Nasıl da ustaca gizlenmişlerdi bunca zaman

Belki de kendisi görecek kadar usta değildi

Sonra mı?

Sonra yavaş yavaş bıraktı kendini

Sonsuzluğun döşüne

Gözlerini sımsıkı yumarak

Son kez süzerek hayatının bütün gizemini

Ve son düşünden bir esinti alarak

Serin bir gecenin koynundan

Bir ”ahh” salarak geride kalanlara

Kimseye hissettirmeden bu gizemli anını

Hazan mevsiminden yol aldı

Sonsuzluğun bilinmezliğine doğru

Giderken, bir hikayenin de sonunu yazarak

İncitmeden, usulca gitti….

Zarif LAÇİN


Zarif LAÇİN Kimdir?

25 Mart 1981 doğumlu Zarif, “kaliteli insan, kaliteli bir yaşam doğurur ve geride bırakabileceği de yine öyle bir hayat olur” diyor.

Tüm hikayeler o ilk nefesten itibaren hayat bulur. Suya atılan taşın oluşturduğu küçük çaptaki dalganın, bir başka çapta büyük dalgaları peşinden sürüklediğini unutmamak gerekir. İşte bunu hiç unutmayan kişidir Zarif.

Radyo-Tv Yayıncılık sadece bir meslektir onun için…

 

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?