Siyasetçi, yazar Ali Nejat Ölçen, laikliğin doğru tanımlanmasının bizzat Deniz Baykal tarafından engellendiğini ifade etti / Funda ÇAKAR

Siyasetçi, yazar Ali Nejat Ölçen, laikliğin doğru tanımlanmasının bizzat Deniz Baykal tarafından engellendiğini ifade etti

Ali Nejat Ölçen, İstanbul milletvekilliği yapmış ve aynı zamanda araştırmacı yazardır. DPT Uzmanı, Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim görevlisidir. Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı kurucu üyesidir. Şimdilerde 96 yaşında olan siyasetçi, yazar Ali Nejat Ölçen, tam anlamıyla yaşayan tarih.

Ölçen, 7 Nisan’da “Laikliğin Kökeni” başlıklı bir sunum yaptı. Ölçen, sunumunda laiklik kavramının doğru tanımlanmasının bizzat Deniz Baykal tarafından engellediğini ifade etti.

 

Bugün 96 yaşında olmasına rağmen zihni pırıl pırıl bir beyefendiyi tanıma fırsatı yakaladım.

Siyasetçi / yazar Ali Nejat Ölçen. Tam anlamıyla yaşayan tarih..

“Laikliğin Kökeni” başlıklı bir sunum yaptı. Konuşmasının bazı bölümlerini kaydettim. Onlardan birini paylaşmak istiyorum.

Benim için önemliydi çünkü zaman zaman laiklik hakkında yaptığım yorumlarımda laikliğin yalnızca ‘inanç özgürlüğünü*’ değil inanmama özgürlüğünü de kapsayan bir kavram olması gerektiğini savunurdum (ki Tanrıya veya herhangi bir dine inanmamak da bir inanç sistemidir). Kendimi yalnız hissediyordum bu konuda, ta ki Ali Nejat Ölçen’i tanıyana kadar.

 

İlginç olan, laiklik kavramının doğru tanımlanmasının bizzat Deniz Baykal tarafından engellenmiş olduğunu da öğrenmiş bulunduk.

“Kişinin o düşüncesi gerçekle ilgili değilse o düşünce zaten özgür de olamaz kendi içinde.” diyen Ölçen, konuşmasını baştan sona ayakta tamamladı. Soruları ve yorumları sabır ve nezaket içinde dinleyip cevap verdi.

Özellikle fikirlerini açıklarken “bence” ile başlaması dikkatimi çekti. Günümüzde herkes birileri adına fütursuzca konuşabilirken insanın kendi adına konuşması bambaşka bir şey. Fazla uzatmayayım, geç kalınmış bir tanışıklıktı ama kendimi şanslı hissettim. Böyle insanların varlığı insana güç veriyor.


*”İnanç özgürlüğü”: Düşünsene adam satanist, önüne geleni kurban ediyor. Beğensen de beğenmesen de adamın inancı bu. Bu durumda kimin neye, ne kadar inanacağına kim karar verecek? Satanist kurban verince cinayet, İslam adına can alınca cihad. Hadi canım sende! Acaip bir durum. Çoğunluğun güçlü olduğu, güçlünün haklı olduğu adaletsiz bir durum..

Funda ÇAKAR

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?