Ömer Faruk Eminağaoğlu: Seçimleri kazanamayacağı için her durumda seçimleri kazanmak adına yasal bir dayanak hazırlanıyor

Ömer Faruk Eminağaoğlu: Seçimleri kazanamayacağı için A planı, B planı, C planı, her durumda seçimleri kazanmak adına yasal bir dayanak hazırlanıyor

Son olarak CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayan eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan parti politikalarına dair tartışma yaratan konuları, tüzük kurultayını ve genel siyasi gündemi konuştuk.

Eminağaoğlu, muhabirimiz Ali Haydar Çelebi‘nin siyasi gündeme dair sorularını yanıtladı.

-Yeni oluşum AKP-MHP ittifakının Milliyetçi Cephe dönemine benzetilmesini doğru buluyor musunuz?

-İttifak yasası fiilen yeni bir Milliyetçi Cephe dönemini başlatacaktır. İttifak yasasının açık ve net anlamı mevcut iktidar partisinin tek başına seçimleri kazanamayacağı gerçeğini görmesidir. Seçimleri kazanamayacağı için A planı, B planı, C planı halinde her durumda seçimleri kazanmak adına ve kendine yasal bir dayanak hazırlamasıdır. Bunun için seçimleri kazanamaması kendine çok büyük bedeller ortaya çıkaracak çünkü hukuk ve demokrasiye saldırıları karşılığında ödeyeceği hesaplar iktidarı zor duruma düşürecek ve bir daha iktidar olma şansını ortadan kaldıracaktır. Bunun için iktidarı kaybetmemeleri gerekir. Demokrasi kullanılarak demokrasinin olanakları kullanılarak ittifak yasası altında demokrasi yok ediliyor.

-Bu durumun karşısında muhalefet nasıl bir tutum izlemelidir?

-Bu ittifakla her durumda bir güç birliğinin sonucunda demokrasinin olanaklarına el konuluyor. Bunun için Muhalefet partilerinin yolun başında AKP’nin ittifak yasası konusunda daha net bir tavır ortaya koymaları gerekiyor. Bu ittifak yasasını kabul etmek demek AKP’nin daha farklı yasalarını önümüze getireceği anlamını taşıyor. Anayasa değişikliğine ekledikleri bir madde ile seçim yasalarında yapılan değişiklikler ilk seçimlerde uygulanabilecek.
Anayasasının içerisinde seçimle ilgili değişiklerin bir yıl içinde uygulanmayacağı şeklinde bir hüküm vardı bu cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimleri için devre dışı bırakıldı. Muhalefet bu ittifak yasasına karşı mücadeleyi toplumsallaştırmalı, bunu demokratik kitle örgütleriyle birlikte ortaya koymaları gerekiyor.

-Mühürsüz oyların kullanılması ve güvenlik görevlilerinin sandık başında olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz ?

-Mühürsüz oyun hukuksal tanımı şu: Sandık kurulunun bastığı mühür artık aranmayacak yani sandık denetimi ortadan kaldırılıyor ve bu yasal olarak kaldırılıyor, bunun bir diğer anlamı ise dışardan getirilmiş şartlarla da olabilir. Ne şekilde olursa olsun sandık dışından gelen oylar geçerli sayılacak. Sandık denetimi ortadan kaldırılıyorsa bu çok ciddi bir seçim güvenliği sorununu oraya çıkarıyor, güvenlik görevlilerinin sandık güvenliğine getirilmesinin önünün açılması ise serbest iradeyle yapılan seçimden ve seçim güvenliğinden bahsetmek mümkün olmayacak.

-Bazı CHP Milletvekillerinin seçimleri boykot kararını nasıl değerlendiriyor sunuz?

Seçim boykot kararının bu yasa görüşmeleri yapılırken ortaya konması gerekirdi. Yasa mecliste görüşülürken bu konu gündeme gelmedi. İktidar her koşulda kendini seçimden çıkaracak koşullar hazırlıyor.
Şu anlamda seçimleri boykot çağrısına kulak verilebilir, iktidarın gireceği seçimden alacağı sonuçların demokratik olmayacağı gerçeğiyle boykot istenebilir ama karşımızdaki irade gerçekten demokrasi kültürüne inanan bir irade olsa bundan bir sonuç çıkartır. Karşımızda demokrasiyi kendi çıkarları için kullanan bir irade var, dolayısıyla seçimleri boykot iktidarın yolunu açmaktan başka bir işe yaramaz.
Bu nedenle toplumsal kitle örgütleriyle ve partilerle hukuksal bu platform oluşturulmalı ve ortak bir duruş sergilemek gerekir.

-Mevcut iktidar bu şekilde görevini sürdürürse ne yapılması gerekir?

-Sine-i millet her zaman için geçerli. Bu koşullarda muhalefeti en etkin bir şekilde nerede yapabiliyorsanız bunu orada yapmak gerekir.
Şimdi muhalefet mecliste neyi engelleyebiliyor, iktidarı hangi kanalda denetleyebiliyor? Bu soruyu sorarsak en doğru yanıtı alabiliriz. İktidarı en etkili bir şekilde denetlemek halkı yanımıza almadan halkla olmadan yapılabilecek hiçbir şey yok. Halkın iradesi TBMM’de hissediliyorsa bu mecliste yapılabilir. Bugünkü koşullarda bu yapılamıyor, yarın hiç yapılamayacak. Onun için halkın iradesiyle birlikte iktidarın karşısında net bir duruş sergilemek gerek. Ama iktidar halkın iradesini manipüle ederse, alınması gereken sonuç bir şekilde yansıtılmazsa seçim sonrasında halkla birlikte mücadele nerede yapılması gerekirse orada yapılmalı. Etkin olan budur.

-Geçen hafta CHP bir tüzük kurultayı gerçekleştirdi. Ve bazı yayın organlarında CHP’nin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün isminin düşünüldüğü söyleniyor. Sizce beklentileri karşılayacak bir isim mi?

-CHP programını okuyan her CHP’li oradaki ilke ve değerleri özümseyen, yaşayan kişiyi adayı olarak onu görür. Mustafa Kemal çizgisinden yürümeyen başkasını düşünmez.

Abdullah Gül’ün isminin akla gelmesi ise Ekmeleddin olayından farklı değildir.

CHP, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimde belirlemeli.

CHP tüzüğünde eleştiri konusu olan hükümler, seçimlerde aday belirlemelerde tek yönetimin ön seçim olmamasıydı. Kongrelerde blok listelerle seçime gitmesiydi. Genel Başkan olan ve yönetimde olan her zaman daha şanslı oluyor. Diğer partilerdeki kadar olmayan şekilde yüzde 10 ve tek imza koşuluyla Genel Başkanlığa aday olma söz konusuydu, bu nedenle 1081 oyla aday olunca üçüncü kişinin aday olma şansı sıfıra indi.

CHP tüzük kurultayına neden gitti, parti içi demokrasiyi etkin kılmak adına gitti. Ama ne yazık ki partililerin ve Milletvekillerinin şikayet ettiği kısımlarda değişiklik yapılmadı. Tek olarak Genel Başkan seçimindeki yüzde 10 koşulu yüzde 5’e indirildi. Bu da sonuca etkili değil.
Tüzük kurultayı çok büyük beklentiydi ama bu kurultaydan hiç sonuç elde edilemedi. Öncelikle Türkiye’ye demokrasiyi getiren bir partinin, parti içine de demokrasiyi getirmesi lazım. O da ön seçimle olur. Söz CHP tabanında olmalı. Onun için özgürlükleri etkin kılmak için gerekeni yapmak zorunda CHP. CHP yapmak için zorunludur. Umarım yakın zamanda CHP’yi kendi değerleriyle buluşturacak bir tüzük kurultayı olur.

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?