Külümden Doğdum / Zarif LAÇİN

Külümden Doğdum

Yarası derin esmer çocuğum, İllegal kentim, Diyarbekir’im
Hangi söz dindirebilir sende kanayan yarayı
Söyle hangi söz
Anlat ki bileyim
Anlat ki bölüşeyim ızdırabını
Ve kederinle örtüneyim
Bölüneyim her bir yanımdan, azar azar
Seni yakan ateşlerde yanayım
Yanıp kül olayım
Rüzgarlarına kapılıp dört bir yanına savrulayım
Ama bırak da, yine de sende kalayım
Kurak topraklarında yeniden can bulayım
Ve dile dökeyim seni
Sur’un dibinde yosun tutmuş feryadını anlatayım mesela
Kimsesizlikten viran olmuş semtlerini
Yoksulluktan yorgun düşmüş esmer yüzlü çocuklarını
Hain kurşunlara tanıklık eden sokaklarını, caddelerini
Ölüm fermanına yardım yataklık eden kancık pusuları
Koynunda sakladığın anneleri, babaları, kızları, oğulları anlatayım
Zamanın seyrinde kaybolmadan her şey
Sözüm lal olmadan
Kederim yüreğimi söküp atmadan
Ruhum çürümüş bir ceset misali gömülmeden
Bırak da acının en derin kuytusundan tutunayım
Tutup da çıkarayım sendeki bütün prangaları
Kapatayım, karanlığa esir bütün kapıları
İlk sana gözünü açan güneşe götüreyim seni
Aydınlığa eş edeyim, eşit edeyim yani
Cesaretini salayım sonra dağlara
Özgür bırakayım seni özgür…
***
Külünden yeniden doğan hüzünlü şehir, Şırnak
Kendi kederini bir kenara saklayıp
Amed’in çığlığına mı uyandın yoksa
Senin de yaran ortaktır çünkü bilirim
Dilinden teninden vurdular seni
Kurak mevsimlere gebe bıraktılar
Bir daha doğmayasın, doğurmayasın, çoğalmayasın diye
Saldılar üzerine bütün kinlerini, öfkelerini
Ruhun bir başka ızdırap çeker o yüzden
Oyyy çorak rüzgarların uğrak yeri
Kuşatmışlar her bir yanından üstelik
Sevdalı olduğun Cizre’yi
Ölüm fermanı vermişler ikinize yani
Gayrı sevdalanmak yasak, Mem u Zin misali
Çekemezler sizdeki namuslu kızları, oğulları
O yüzden yerle bir ederler, olmayan sınırlarınızı
Viran ederler
omuz omuza dövüştüğünüz kör, karanlık kuytuları
Cesaretinizden korkuyorlar çünkü cesaretinizden…
***
Sanmayın ki hüzün uğramadı kapıma
Beni de yaktılar defalarca
Ben de sizinle beraber yandım her şafakta
Issız, soğuk o bodrumun karanlığında
Yaşama sevdalı cesaretimden vurdular sokak ortasında
Cesedimi sürüklediler
Paramparça ettiler bedenimi üryan
Vuruldum defalarca vuruldum
Anne yüreğimden, çocuk yüreğimden
Ve günlerce sokak ortasında bırakıldım
can çekişe çekişe
Bin defa öldüm bin defa
Ama yeniden doğurdum külümden yeniden
Nice kızları nice oğulları…
Zarif LAÇİN

Zarif LAÇİN Kimdir?

25 Mart 1981 doğumlu Zarif, “kaliteli insan, kaliteli bir yaşam doğurur ve geride bırakabileceği de yine öyle bir hayat olur” diyor.

Tüm hikayeler o ilk nefesten itibaren hayat bulur. Suya atılan taşın oluşturduğu küçük çaptaki dalganın, bir başka çapta büyük dalgaları peşinden sürüklediğini unutmamak gerekir. İşte bunu hiç unutmayan kişidir Zarif.

Radyo-Tv Yayıncılık sadece bir meslektir onun için…

 

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?