Kılıçdaroğlu: Dış güçler yapıyorsa bu devleti kim yönetiyor? Senin fonksiyonun ne, badem sütü içmek mi?

Kılıçdaroğlu: Dış güçler yapıyorsa bu devleti kim yönetiyor? Senin fonksiyonun ne, badem sütü içmek mi?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Geçen haftaya Konya’yı ve Antakya’yı ziyaret ettim. Belediye başkanlarımızla Konya’da toplantı gerçekleştirdik. Belediye başkanlarımıza hep söylerim sizden 2 şey bekliyorum. Size oy versin vermesin herkesi kucaklayacaksınız. İkinci konu, verdiğiniz her hizmette her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Bu felsefeden yola çıktığımızdandır ki belediye başkanlarımız çok başarılı işlere imza attılar. En küçük belde belediyemiz Erzurum’da gidin görün pırıl pırıl hizmet götürüyorlar. Hizmetle belde halkının gönlünü kazanmışlar. Burdur’da Yeşilova’nın nüfusu 5 bin 800. Başkanımız kazandığında 4 milyon borcu vardı belediyenin şimdi hiç yok. 47 dükkan yapıyor, 30 kişilik otel yapıyor, 10 bungalov ev yapıyor. 2 otobüs, 1 kepçe, 1 greyder alınıyor. 40 kişilik yurt yapıyor. Üniversiteye 420 bin lira katkıda bulunuyor. Önümüzdeki günlerde yem fabrikası kuracağım, diyor. Helal olsun denir.

“Sizin çocuklarınızın haklarınıza sahip çıkanlara sahip çıktığınız gün Türkiye kurtulacak”

Konya’dayken öğrenciler yanımıza geldi. Doktor, mühendis olmak isteyen var. Konya Lisesi 1889’da kurulan bir lise. Ama MEB burayı nitelikli lise kapsamından çıkarıyor. Batıya gidin bakın, 100 yıllık bir liseyi gördüğünüzde o zaten niteliklidir. Gelenek, görenek, devlet yönetiminde karar sahibi olanlar vardır nitelikli okullardan. Konyalı kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Bize yeteri kadar teveccüh göstermiyorsunuz, olabilir ama bir gerçeği kabullenmelisiniz. Sizin sorunlarınıza, çocuklarınıza kim sahip çıkıyor? Sizin çocuklarınızın haklarınıza sahip çıkanlara sahip çıktığınız gün Türkiye kurtulacak.

100 yıllık okulu yok etmeye çalışıyorsunuz. Konyalı kardeşlerim oturup düşünsünler. Yarın sandığa gidecekler. Kendi çocuklarının haklarını mı savunacaklar? Çocuklarının haklarını savunmayan iktidarın yanında mı yer alacaklar? 2 milyon çocuk okula gitmedi. Öğretmenler var atama bekliyor. Aydın İncirliova’da bir genç öğretmenimiz intihar etmiş. Bunların yatacak yerleri yok. Sorunlar yumağıyla karşı karşıyayız.

Emekli Astsubaylar Derneği var. Mevcut hükümet söz verdi, ‘astsubay emeklilerinin intibaklarını yapıyoruz’ diye. ‘Miting meydanlarında söz verdiler biz de gidip oy verdik. 100 gün içinde yapacaklarını söylediler. Kendimizi kandırılmış gibi hissediyoruz’ diyorlar. Bakanlara gitmişler, ‘size versek herkes ister’ demişler. Sandık geliyor, dersini sandıkta vereceksin. Sana söz verip sözünü tutmayan partiye oy verme. Aldanmayın.

“Vatandaşa tapusunu vereceğim, senin tapunu vermeyeceğim. Oturduğu yer haramdır, israf haramdır.”

2 hafta önce Pendik Çınardereliler buraya gelmişti. 460 hane var, 50 yıldır orada oturuyorlar. Tapu tahsisi belgeleri iptal edilmiş. Kartal Belediye başkanımız aynı durumda olan yurttaşlara tapu verdi. Çınardereliler Kartal verdi, siz niye vermiyorsunuz, dediler. Ben de Pendik’i, İstanbul’u bize verin tapuları veririz, dedim. Bir zat nasırına basılmış gibi bağırmış, ‘Bay Kemal tapusuz yerleri verecekmiş’ diye. Vereceğim, 50 yıldır oturuyorlar. Bize belediyeyi verin Kartal nasıl yaptıysa Pendik de aynını yapacaktır.

Vatandaşın eviyle uğraşır. Kendi ‘Ben kaçak evde oturdum’ diyordu. Kendisi kaçak sarayda oturuyor. Vatandaşa tapusunu vereceğim, senin tapunu vermeyeceğim. Oturduğu yer haramdır, israf haramdır.

Muaviye kendine lüks saray yapar, sahabe gelir görür, ‘Kendi paranla yapıyorsan israftır, halkın parasıyla yapıyorsan haramdır’ der.

Roman kardeşlerimizle toplantı yapmıştım. ‘O zat ayağına çağırır ben ayağınıza gelirim’ dedim. Bu zat yine celallenmiş, ‘Ben sizin aranızdan çıktım’ diyor. Fatih Sultan Mehmet’ten beri Romanlar Sulukule’de oturur. Aranızdan çıktım dediği Romanları oradan sürdü.

Gaziosmanpaşa’dan gelen arkadaşlarımız var. Sizi de riskli alan ilan ederek göndermek istiyorlar. Vatandaş mücadele ediyor, iptal ediyorlar. Jeolojik araştırma yaptın mı, yok öyle şey. Riskli alan dedikleri yere Taksim İlkyardım Hastanesi’ni götürüyorlar. Amaç malı götürmek. Acele kamulaştırma kararı alıyorlar, vatandaş bunu da iptal ettiriyor. Riskli bina ilan ediyorlar bu defa. Orada evlerinizin olması, parklarınızın olması hakkınızdır, biz bunu yaparız. Kentsel dönüşümü görmek için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına bakın. Fikirtepe’yi ne hale getirdiler, Gaziosmanpaşa’yı da öyle yapmak istiyorlar. Verin yetkiyi herkes evinde, yerinde oturacak. Beraber mücadele edeceğiz. Kentsel dönüşüm olsun ama vatandaşın hakkını vatandaşa vereceksiniz, birilerine değil. Her alanda çuvallıyorlar. Bizim Çad Belediye Başkanını getirsinler bunlardan çok daha güzel yönetir.

“100 yıllık okul nitelikli değil, dün kurulan okul nitelikliymiş”

Eğitim malum. Tam bir rezalet. Çocuk hangi okula gidecek belli değil. Biri sabah kalkıyor ‘TEOG kalkacak’ diyor. Yerine gelen ne, ‘nitelikli okullar. 100 yıllık okul nitelikli değil, dün kurulan okul nitelikliymiş.

“Seçim diyorlar, göndereceğiz bunları”

(Ekonomideki gidişat) Bunu dış güçler yapıyor diyor. Sen çocuk musun? Bu da kandırmaca. Mazota bir günde 2 kez zam yap diye dış güçler mi söyledi, sen yaptın. Kozmik odayı terör örgütüne dış güçler mi aç diyor, sen yaptın. CHP yaptı da diyemiyor. Bunların tamamı senin oyunun. Samanı, et ithal et diye dış güçler mi söylüyor. Etlerin yarısı da bozuk. Süleyman Şah’ı kendi topraklarından kaçır diye dış güçler mi dedi? Tarihimizde ilktir. Toprağından kaçtı. Batsın senin milliyetçiliğin. Dış güçler mi tefecilere mahkum etti? 15 yılda 150 milyar dolar ödedin. İçeride 675 milyar ödedin, sen yaptın. Yakayı kaptırmışsın talimat alıyorsun. Yerine getirmezsen dolar yükseliyor. Seçim diyorlar, göndereceğiz bunları. Dış güçler yapıyorsa bu devleti kim yönetiyor? Senin fonksiyonun ne, badem sütü içmek mi? Bunlar artık devleti yönetemiyorlar. Gidemiyorlar da. Sözcüsü konuştu, ‘seçime gidelim, yönetemiyoruz’ dedi. Düzgün, namuslu, her kuruşun hesabını veren yöneticilere ihtiyaç var.

“İddiayla insanların üstüne bomba atamazsınız”

Dış politikada da battılar. Sabahleyin Rusya’dan yana, öğleden sonra Amerika’dan yana konuşuyorlar. Nasıl bir devlet yönetimidir? Dışişleri Bakanlığı’nı tamamen devre dışı bırakmışlar. Kaç kere dedik Orta Doğu bataklığında girmeyin diye. Emevi Camii’nde namaza gidiyordu, Gazze’ye gidemedi. Kalkmış uydurma üniforma bulmuş sınıra gidiyor. Miraç gecesi Suriye’ye bomba attılar. Ben Hatay’daydım. Kimyasal silah suçtur. Kim yaparsa yapsın. Ama kimyasal silahın kimin kullandığının, kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi lazım. Uluslararası kuruluşlar var. Bir iddia üzerine bombaladılar. O sabah bunun doğru olmadığını söyledim. İddiayla insanların üstüne bomba atamazsınız. Bombalananlar Kürtler, Araplar, Ezidiler. Akrabalıklarımız var. Saddam için yapmışlardı. Sonunda kimyasal silah çıkmadı. Almanya sürecin dışında kaldı. Erdoğan ‘yapılan operasyonu doğru buluyorum. Onun için bu gece uykusuz geçti” dedi. Egemen güçlerden yana tavrını koydu. Taraflara bir bakın. Bir taraf Allah Allah diye saldırıp birbirilerini öldürüyorlar, silahları egemen güçlere ait. Türkiye, İran, Irak, Suriye yöneticileri bir araya gelsin sorunlarımızı biz çözelim. Erdoğan tam tersini yapıyor. Daha fazla bombalayın diyor.

“İHH Mavi Marmara’yı Gazze’ye götürenler… Ölülerine bile sahip çıkmadılar. Bunlar da paracı.”

İHH diye bir kuruluş var. Bakanlar Kurulunca el üstünde tutuluyor. ‘Atılan füzeler içimizi serinletmedi’ dedi. İnsaf. Bu İHH Mavi Marmara’yı Gazze’ye götürenler… Ölülerine bile sahip çıkmadılar. Bunlar da paracı. İradelerini rahatlıkla satabiliyorlar. Kendilerini nasıl Müslüman kabul ediyorlar? 20 milyon dolara Türkiye’nin itibarını sattılar. İsrail özür dileyecek, dediler, dilemedi. Ablukayı kaldırın dediler, gittiler bunlar el etek öptüler. Gece yarısı anlaşmayı geçirdiler.

3,5 milyon Suriyeli var. 30 milyar para harcadık diyorlar. Hepsi perişan vaziyette. Daha büyük tehlike bizi bekliyor. Bütün radikal grupları Türkiye sınırına konuşlandırdılar. IŞİD’lisi, El Kaidecisi, El Nusracısı burda.

“Ben postalı da parkayı da 68’lerde giydim. Sen 6. filoya secde ederken ben ülkenin bağımsızlığını savunuyordum”

Hatay sınırına gittik. Bizi karşıladılar. Hepsinin morali iyi. Atatürk büstü önünde fotoğraf çektirdik. Komutana vatan size minnettar, dedim. Beyefendi ‘postalın parkan eksikse gönderelim’ demiş. Ben postalı da parkayı da 68’lerde giydim. Sen 6. filoya secde ederken ben ülkenin bağımsızlığını savunuyordum. Benim kuşağım postalı parkasıyla genç Filistinlilerin yanına gitti. Mezarları oradadır. Erdoğan bunu bilmez, tek bildiği şey yeşil dolarlar. Bana postal parka gönderecekmiş, elinde varsa oğullarına ver. Yoksa oğlum askerden geldi askerlik yapmayan çocuklarına göndereceğim.

“ÖSO Kuvayı Milliye” diyor. Hangi Kuvayı Milliyeci para alarak vatan savunması yaptı

Ordunun kahramanlığını ÖSO’ya mal etmek istiyor. ÖSO Kuvayı Milliye diyor. Ağzını yıkayacaksın Kuvayı Milliye derken. Hangi Kuvayı Milliyeci para alarak vatan savunması yaptı. Hangi Kuvayı Milliyeci yağma ve talan yapmıştır. Bu tarihe ihanettir. Konuşursam hakkımda savcılar fezleke düzenlermiş, senin gibi korkak değilim.

Mahir Ünal’a: “Bu kişi 2014’te ‘Biz bunların orduya, emniyete sızmalarını mübah gördük’ diyor. Hangi yürekli savcı harekete geçecek?”

AK Parti’nin sözcüsü açıklama yapmış, ‘partimizde FETÖ’cü kalmadı, temizledik’ diyor. Güzel. Şu sorunun cevabını istiyorum. FETÖ’cü olmak suç. Kaçını mahkemeye verdin, kaçı hakkında suç duyurusunda bulundun. Suçluyu korursan sen de suçlusun. Alttakileri temizlediler yukarıdakiler duruyor. Kaçı hakkında suç duyurusunda bulundunuz, kaçı hakkında idari soruşturma açıldı? Demek ki bunları biliyorsunuz. Bu soruşturmalar nasıl neticelendi? Grup Başkanvekilimiz önerge versin.

Bu kişi 2014’te ‘Biz bunların orduya emniyete sızmalarını mübah gördük, diyor. Sen FETÖ’cüsün. Savcılara söylüyorum, hangi yürekli savcı harekete geçecek? Harekete geçmiyorsa o sarayın savcısıdır.

17-25’ten sonra bir gazeteciye Gülen’e git aramız düzelsin, deyip başbakanlık uçağı tahsis ettiler. 2015’te bir AK Parti vekili CNN TÜRK’te Ahmet Hakan’ın programında ‘Biz askeri vesayeti bitirmek için cemaat ve ABD ile işbirliği yaptık’ diyor. Ülkemize ihanet ettik diyor. Harekete geçen savcı var mı? Kendi ordularına kumpas kurup itiraf ettiler.

“Kaçak sarayda oturan zat, FETÖ’nün 1 numaralı sorumlusudur”

Dün 81 ilde eylem yaptı arkadaşlarım. Emniyette, orduda, partide de FETÖ’yü bitirdik diyorlar. Niye OHAL’i kaldırmıyorsunuz? Baskıyla yönetmeye çalışıyorlar. Baskıyla seçime nasıl gideriz, onun yolunu arıyorlar. Ne yaparsan yap, bu millet sana boyun eğmeyecektir.
Bütün bunların sorumlusu kim? Bank Asya’nın önünden geçen adamı hapse attılar, hocayı attılar ama sorumlu duruyor hala. Kaçak sarayda oturan zat, FETÖ’nün 1 numaralı sorumlusudur. Bunun için de fezleke düzenlesene. Tamamını ispat edeceğim.

15 Temmuz’da darbe girişimi yaptılar, 20 Temmuz’da sivil darbe yaptılar, Allah’ın lütfu kabul ettiler. Ranta çevirmek istiyorlar. FETÖ borsası var. Dayın varsa, kayınpederin varsa, paran varsa çıkıyorsun. Karaborsa var bir de. Şantajla istifa ettiriyorlar.

Evimizde, mahallemizde, ilimizde, ülkemizde huzur olsun istiyorum. Ben size huzuru vaat ediyorum.”

Istanbul Gerçeği

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?