Karamollaoğlu: “ABD şakşakçılığı değil, İslam Dünyasına öncülük edecek şahsiyetli bir duruş bekliyoruz.”

Karamollaoğlu: “ABD şakşakçılığı değil, İslam Dünyasına öncülük edecek şahsiyetli bir duruş bekliyoruz.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Amerika’nın bu sabaha karşı Suriye’de gerçekleştirdiği saldırıyı eleştirdi. Karamollaoğlu ‘’İslam dünyası için en kutsal sayılan gecelerden Miraç Kandilin’de yapılan bu saldırı sadece Suriye’yi değil, bütün Müslümanları hedef almıştır.” dedi.

BAŞKENT’TEN SONRA DADAŞLAR DA MEŞALEYİ YAKTI!

Saadet Lideri Karamollaoğlu, partisinin 6’ıncı Olağan Kongresi için geldiği Erzurum’da Dadaşlar, tarafından binlerce araçlık konvoyla karşılandı. Havaalanından şehir merkezine kadar Karamollaoğlu’na sevgi gösterilerinde bulunan Dadaşlar, İstasyon Meydanı’nda konvoyu durdurup Erzurum Halk Oyunları Ekibi yöresel oyun Başbar’ı sergiledi. Karamollaoğlu ekibe eşlik ederken, meydanı dolduran Dadaşlar alkışladı…

Partisinin 6’ıncı Olağan Kongresi’ne katılmak için Erzurum’a gelen Saadet Lideri Karamollaoğlu’na, havaalanından şehir merzine kadar 1.000 araçlık konvoyla eşlik etti. Konvoy boyunca Karamollaoğlu’na büyük sevgi gösterilirken, vatandaşlar Karamollaoğlu’na evlerin balkonlarından ve camlarından el salladı. Hem havaalanında hem de şehir merkezinde Erzurum Halk Oyunları Ekibi tarafından yöresel oyunlarla karşılanan Karamollaoğlu, halk oyunları ekibinin Başbar oyununa da eşlik etti. Konvoy halinde Erzurum’un en işlek caddelerinden geçen Karamollaoğlu ve beraberindeki binlerce Dadaşın yürüyüşü, Saadet Partisi Yakutiye İlçe Binası’nda son buldu.

AZMİN KARŞISINDA KİMSE DURAMAZ
Partisinin Yakutiye İlçe Binasının konferans salonunda vatandaşlarlabir araya gelen Karamollaoğlu, teşkilat mensuplarına muhteşem karşılamaları ve konvoyları için teşekkür etti. Azmin karşısında kimsenin duramayacağının altını çizen Karamollaoğlu, Erzurum’da vatandaşın ilgisinden memnun kaldığını ifade etti. Önceki gün ABD, İngiltere ve Fransa tarafından Suriye’ye yönelik gerçekleştirilen bombardımana da değinen Karamollaoğlu, “Bir takım bahanelerle Suriye’ye yapılan saldırı hepimizi derinden üzdü. Bu saldırıyı tasvip etmek mümkün değil. Amerika’nın sicili bozuk. ABD bir yere saldırı yapacağı zaman, elbette bir takım gerekçelere dayanmaya gayret eder. Ancak yüzde 90 gerekçelerinin tamamı uydurmadır” dedi.

HÜKÜMET, ABD SÖYLEDİĞİ İÇİN SURİYE’YE GİRDİ
Bu saldırıya destek olmanın daha büyük gaflet olduğuna dikkat çeken Karamollaoğlu, “Bunu bir defa yaşadı bu arkadaşlar, ırak’a müdahale edilirken, Amerika’ya destek verdiler. Arkasından ne çıktı peki Irak’ta kitle imha silahı yokmuş bizi aldatmışlar dediler. Kim? Amerikalılar. Ama Amerika hedefine ulaştı çünkü 1,5 Iraklı Müslümanı katletti. Irak bölündü parçalandı. O günden bugüne bir türlü toparlanamadı toparlanamıyor. Neden? Çünkü Amerika’nın siyonizmin eli onların üzerinde. Arkasından sıra Suriye’ye geldi. Suriye’ye bugünkü hükümetin müdahalesinin tek bir sebebi vardır. Amerika Cumhurbaşkanı ‘Esat yürüyen bir cesettir’ dedi ondan dolayı. Liderleriyle dostluk kurduğu Suriye’ye saldıracak olan herkesi destekledi. Bir kampta yer aldı” diye konuştu.

MAZLUMLARIN AHI BU HÜKÜMETİ YAKACAK
Suriye’de savaşın nerdeyse sona erme aşamasına geldiği bir dönemde Suriye hükümetinin elinde bulunan bir bölgede kimyasal silah iddialarının ortaya atıldığını hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Aslında benim samimi kanaatim Suriye hükümetinin yapmış olma ihtimali sıfıra yakındır. Çünkü böyle bir şeyi yapmak kendi hâkimiyetindeki bulunan bir bölgede yapmak hakikaten aptallıktır ahmaklıktır. Bunu yapabilecek olan tek bir ülke vardır o da İsrail’dir. Şu bilinmeli ki bu saldırılardan tek faydalı çıkan ülke İsrail’dir. Amerika da amacına ulaşmıştır. Ama Fransa nerden çıktı da aynı Libya’daki gibi ‘ben de varım’ diyor ya. Zıp çıktı gibi her yerden çıkıyor. Fransa’nın özelliği İslam düşmanlığında herkesten ileriye gitmiştir. Afrika’da uyguladığı zulüm dünyanın başka bir yerinde emin olun uygulanmamıştır. Ama gelin görün ki bu hükümetin mantığını anlamak mümkün değil. Bu ne biçim mantıktır ki hem kandil gecesi yapılan bir saldırıyı nasıl uygun görebilir nasıl anlayışla karşılayabilir. Allah’tan korksunlar. Emin olun mazlumların ahı bu hükümeti yakacak.”

Amerika’nın İslam dünyası için mukaddes günleri hedef alan saldırılarının ilk olmadığını hatırlatan Karamollaoğlu “Şüphesiz ki bu durum İslam dünyasına duyulan kin ve nefretin göstergesi olduğu kadar, asıl hedefin sadece Suriye değil Afganistan’dan Yemen’e kadar bütün müslümanlar olduğunun göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

YALANLAR ÜZERİNE KURULU BİR SENARYO

İslam dünyasının yalanlar üzerine kurulu bir işgal süreciyle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, “Irak’ı kimyasal silah yalanı ile işgal edenler, şimdi aynı yalan ve aynı senaryoyu Suriye’de gerçekleştirmek istiyorlar. Elde hiçbir somut delil olmadan. Duma’da kimyasal silah kullanıldığı iddiası ile yapılan bu bombalama bunu bir kez daha teyit etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

İSRAİL’İ MEMNUN EDEN BİR SALDIRI

“Sebebi ne olursa olsun bu tür emperyalist müdahaleler coğrafyamıza kan ve gözyaşı getirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Şüphe yok ki coğrafyamızda yaşanan bu tür saldırıların tamamı, İsrail’in işine yaramakta ve Büyük İsrail hedefine hizmet etmektedir.’” diyen Karamollaoğlu, saldırı karşısında dış işleri bakanlığının yaptığı açıklamaya da tepki gösterdi.

Karamollaoğlu: “Bu gerçekler ortadayken aziz milletimizi üzen bir gelişmede dış işleri bakanlığımızın yaptığı açıklama olmuştur; dış işleri’mizin saldırıyı memnuniyetle karşıladığını ifade etmesi sadece aziz milletimizin değil bütün Müslümanların yüreğini sızlatmıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem başkanı olan Türkiye’ye yakışan küresel emperyalizme şirinlik yapmak değil, şahsiyetli bir duruş ortaya koymak olmalıdır.” dedi.

HÜKÜMETTEN ŞAHSİYETLİ BİR DURUŞ İSTİYORUZ

İslam dünyasının küresel bir kuşatma ile karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Temel Karamollaoğlu; “Bugün yaşadığımız küresel kuşatmaya ancak küresel bir direniş ve İslam ülkelerinin birliği ile karşılık verilebilir. Bu noktada en büyük görevde İİT dönem başkanı olarak Türkiye’ye düşmektedir. Biz hükümetten ABD şakşakçılığı değil, İslam Dünyasına öncülük edecek şahsiyetli bir duruş bekliyoruz.” diye konuştu.

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?