İsmail Kahraman’ı istifaya davet eden herkesi istifaya davet ediyorum! / Funda ÇAKAR

İsmail Kahraman’ı istifaya davet eden herkesi istifaya davet ediyorum!

Yoo. ‘1 Nisan Şakası’ değil.
Buyrun nedeni:

Anıtkabir’i her ziyaret edişimde güvenlik noktasından geçerken arıza çıkartırım.
Evet yanlış okumadınız. Kelimenin tam anlamıyla arıza çıkartırım. Nasıl mı?

Özellikle de özel günlerde Tandoğan Kapısı’nda bir yığılma olur. Binlerce insan, genç yaşlı, çoluk çocuk, kadın erkek kapıya dayanır.
Bu insanlar tam xray cihazlarına yaklaşırken oradaki görevliler tarafından can havliyle kadın ve erkek olarak ayrıştırılmaya başlanır.

Derinlerden bir ses gelir:
“Erkekler sağ tarafa yanaşsın lütfen! Kadınlar sol taraftan geçsin!”
O ana kadar içli dışlı penguen samimiyeti ile sarmaş dolaş içeriye girmeye çalışan halkın arasında bir kaos başlar..

Sağdan sola, soldan sağa “büyük göç“ misali hareketlenmeler yaşanır. Anneler çocuklarının ellerinden daha bir sıkı tutar, birbiri içine girmiş fakat birbirini ezmemeye çalışan, ‘pardon’ların, ‘özür dilerim’lerin havada uçuştuğu kalabalığın yarattığı karmaşada ezilmelerini ve kaybolmalarını engellemek için. İnsanlar homurdanır ama hep aynı şey yaşanır ve hep aynı muameleye maruz kalınır..

İşte o esna da ben de hep arıza çıkartırım.
Yolum / istikametim ne ise oradan girmeye çalışırım. Çoğu zaman da başarırım.

Bununla da yetinmez, görevlilere ve halka hitaben yüksek sesle;

“Siz! Atatürk’ün hangi etkinliğinde, hangi toplantısında, hangi yemek ve söyleşisinde, hangi fotoğrafında kadın ve erkeğin ‘haremlik selamlık’ ayrı ayrı durduğunu gördünüz de böyle bir adamın kabrine girerken kadın ve erkeği ayrıştırıyorsunuz!?”

Ve tabi her zamanki gibi klasik olan şu savunma / açıklama gelir (genelde de güvenlik güçlerinden gelir, halk o esnada şaşkındır ?)
“Hanfendi kadınların üstünü, çantasını kadın görevliler arıyor! Lütfen zorluk çıkartmayın!”

Ben de hemen yapıştırırım cevabı;

“Acaba o fani gözlerin xray cihazının göremediği neyi görecek!?”

Evet. Kadın ve erkek ayrımı maalesef ülkemizde, kadın ve erkek eşitliğine yürekten inanmış, inanmakla da kalmayıp her hareketi ile rol model olmuş ülkemizin kurucusu olan Atamızın kabri başında başlar.

Hani o seçme ve seçilme hakkını kadınlara bilmem kaç yılında kimlerden önce verdi diyerek övündüğümüz Atamız..
Hani o “Ey! Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyen Atamız. Her kadınlar gününde caps olarak paylaşırsınız ya!..

Lafı uzatmayalım.

Bugün İsmail Kahraman’ı istifaya davet eden milletvekili, bir yerlerin başkanı ya da çiçeği burnunda parti başkanı bir takım kadınların bu uygulamaya karşı çıktığını ne gördüm ne de duydum. Sizler, meclisteki tiyatro sahnesinden önce, o meclisin kurulmasına vesile olan fikre ve devrimlere, bu devrimlerin felsefesine daha sahip çıkamadınız ki.

Atatürk’ün yaratmak istediği çağdaş kadın profiline ilk ihanet eden sizler oldunuz. Devrimleri, toplumu üst seviyeye değil de alt seviyelere çeken kişi ve inançlara kurban ettiniz.
Kadın ve erkek eşitliğini gelenek ve göreneklerinizi bahane edip eğip büktünüz, önyargılarla örülmüş bir kılıfın içine hapsettiniz.

Şimdi de İsmail Kahraman istifa öyle mi?
Kim verdi bunlara bu cüreti?
Taviz nasıl doğurdu bak tavizi..

Boş boş konuşuyorsunuz işte. İsmail Kahraman da sırf sen istiyorsun diye istifa edecek? Hey yavrum heyy! Nerde onlarda o şeref, onur, haysiyet!?

E tabi ben istedim diye siz de etmeyeceksiniz. N’yapalım. Biz de topunuzu yıkarız!

Funda ÇAKAR

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?