DNA olarak bu dünyaya ait olmayan ahtapotlar İngiltere sahillerini bastı

DNA olarak bu dünyaya ait olmayan ahtapotlar İngiltere sahillerini bastı

20’den fazla 100 metre uzunluğunda 8 bacaklı ahtapot, İngiltere’nin Welsh Coast sahilinde karaya vurdu.

Yunusları izlemek isteyen bir grup gözlemci Welsh Coast’da sayıları 20’den fazla 100 metre uzunluğunda 8 bacaklı ahtapot gördü.

İngiltere’de araştırmacılar ahtapot, kalamar ve mürekkep balığının yüz milyon yıl önce denizde verilen bir ‘evrim savaşının’ sonucunda bugünkü hallerine geldiklerini keşfetti.

Bu canlıların aralarında bulunduğu kafadan bacaklılar ailesi, zeki omurgasızlar olarak biliniyorlar ve renk değiştirme, sıvı piskürtme ve jet hızıyla ters yöne kaçabilme gibi sıradışı özelliklere sahipler.

Bristol Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmaya göre, bu hayvanlar zaman içinde atalarından gelen kabuklarını kaybettiler ve daha çevik oldular.

BBC Türkçe’nin haberine göre; Fosilleri karşılaştırarak kafadan bacaklıların evriminin nasıl geliştiği incelendi.

‘Proceedings of the Royal Society B’ dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kafadan bacaklılar 100 ila 160 milyon yıl önce gerçekleşen Mezozoik Denizel Devrimi sırasında ahtapot, mürekkep balığı ve kalamar gibi çeşitlere ayrıldı.

Bristol Üniversitesi biyoloji bölümünden doktora öğrencisi Alastair Tanner, “O devirde karada dinazorlar hüküm sürüyordu. Ama denizlerdeki ekoloji hızla değişiyordu. Balık, kalamar ve onların avcıları evrimsel bir silahlanma yarışına girmişlerdi ve artan bir şekilde daha hızlı ve çevik avcı ile avlara dönüştüler” diyor.

“Kafadan bacaklılar da bu temel dönüşüme yakalandılar. Atalarından gelen kabuklarını kaybettiler, dinamik ve diğer deniz canlılarından farklı bir şekilde bulundukları çevreye uyum sağlayan deniz canlılarına dönüştüler.”

Araştırmacılar, bu canlıların farklı türlere ne zaman ayrıldıklarını bulmak için moleküler saat denen bir teknik kullandılar.

Araştırmacılardan Profesör Davide Pisani, “Moleküler saatin temel unsuru şudur: Mutasyonlar istikrarlı bir şekilde zaman içinde genetik maddeye birikiyorlar. Böylece milyon yıl başına kaç mutasyon gerçekleştiğini ve farklı gruplar içinde nasıl değişkenlik gösterdiğini belirleyerek, evrimsel saati tahmin edebiliyoruz.”

Araştırma sürecinde moleküler saat sonuçlarının fosil kayıtlarıyla karşılaştırıldığını söyleyen Tanner süreci şöyle anlatıyor:

“Müleküler saat tahminlerinde belirsizlikler olsa da, ahtapotlar ve kalamar balıkları Mezozoik Denizel Devrimi sırasında ortaya çıkıyorlar.”

Araştırmacı Jakob Vinther ise, “Atalarından daha ufak bir iskelete sahip olan modern çağdaki kalamarlar ve ahtapotlar vücutlarını ufaltarak ve suyu bulandıran bir sıvı salarak avcıdan jet hızıyla kaçabiliyorlar. Avcı ne olduğunu anlayıp yeniden net görüşe kavuşmadan, kalamar gözden uzaklaşmış oluyor.” (Sözcü)

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?