AKA-DER, Erdal Eren, Bekir Kilerci, Ali Serkan Eroğlu’nu andı

AKA-DER ve Kaldıraç, Erdal Eren, Bekir Kilerci ve Ali Serkan Eroğlu’nu andı

AKA-DER Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği ve Kaldıraç 13 Aralık 1997’de katledilen Bekir Kilerci, 24 Aralık 1997’de katledilen Ali Serkan Eroğlu ve 12 Eylül darbesi sonrası idam edilen Erdal Eren’i andı.

AKA-DER, yaptığı basın açıklamasında şunları ifade etti:

“Yoldaşlarımızı güneşe uğurlamamızın üzerinden 20 yıl geçti… Tarih 13 Aralık 1997’de yoldaşımız, ortağımız, canımız, canımızın içi, dergimiz yazarlarından Bekir Kilerci işkencede katledildi. Tarih 24 Aralık 1997, ortağımız bir başka güzel yüzlü yoldaşımız Ali Serkan Eroğlu tekelci polis devleti tarafından okulunun tuvaletine asılarak katledildi. Bugün 20 yıl, 5 ay, 100 yıl… geçti. Bizden olup bitenleri seyredeceğiz zannettiler, sandılar ki susacağız, sineceğiz. Azgınca saldıranlara, büyük bir karanlık organize edenlere, halkları tankla, topla, bombalarla katledenlere, ‘’taş üstünde taş bırakmayanlara‘’, işçi cinayetlerine, kadın cinayetlerine, çocuk tecavüzcülerine sessiz kalmayacağız.…

Sanıyorlar ki karanlıkları sonsuzdur…Gazeteleri, Tv’leri kapatarak, halkı katlederek karanlığa boyun eğelim isteyenler kaybedecekler… Tüm insani değerleri yok etmeye çalışanlara karşı mücadelemiz sürdürüyoruz.

Bugün Ekim Devrimi 100.yılında. 1917’de Sosyalizmin bütün dünyada gerçekliğini bizlere göstermiştir. 100 yıl önce dalgalandırdığımız kızıl bayrağı, bugün tekrardan göklere çekeceğiz. Hala bize yol gösteren, büyük bir ablukaya karşı insanlık savaşı veren Küba’nın yolunda ilerleyeceğiz. Sizden, tarihimizden aldığımız güçle inançla ve dirençle mücadele edeceğiz…Biliyoruz yalnız kızıl bayrak taşıyan gemi şahlandırabilir denizin nefesini…Bu karanlığı parçalayacağız… Onlar kaybedecek, biz kazanacağız…

İnsanlığa vahşet, karamsarlık ve umutsuzluktan başka bir şey vaat etmeyen bu sistem çürümüştür ve günden güne kendini ucubeye çevirmekte, bunu yaparken de kendi suretinde bir dünya yaratmaktadır. İnsanlığın asıl tarihinin başlayacağı, sınıfsız sömürüsüz bir dünya kurmak ancak bu vahşete karşı dünyanın dört bir yanında, Anadolu’da gelişen isyanın örgütlenmesiyle, örgütlü bir mücadele ile mümkündür. Ve biz biliyoruz ki bu yol zor ancak zor olduğu kadar da zorunlu. Ali Serkan’ın dediği gibi rüyalarda değil elimizde yaşamı yeniden yaratarak, her gün biraz daha insan olarak hazırlanıyoruz o muhteşem finale. Ortağımız, canımız, komutan… Şart olsun, bizi evlerde kurşuna dizenlere… Şart olsun, çocuklarımızı yangının ortasında bırakanlara;  şart olsun, Ankara ‘da, Suruç’ta bizi bombalarla katledenlere; şart olsun Soma’da, Ermenek’te katledenlere… Daha sizlere göçük altına gömdüğünüz madencilerin seslerini dinleteceğiz, daha sizlere patlayan kazan başında kardeşlerimizin cesetlerini göstereceğiz..

Andımız olsun ki Komutan, sizleri izlemekte tereddüt etmeyeceğiz… Mahir’i, İbrahim’i, Deniz’i ve adlarını sayamadığımız binlerce yoldaşımızın yolunda ilerleyeceğiz.

Bugün tek bir adım geri atmadan, bu yolun ne kadar zorlu olduğunu her gün yeniden öğrenerek yola devam ediyoruz. Kollarımızın bütün gücüyle tavı delen demire vuracağız. Özgür bir dünya kurmak için örgütleneceğiz, savaşacağız, kazanacağız.

Bu gemideki bütün tayfalar, çekelim bayrağımızın en güzelini göklere, en kızılını… Ufka daha dik, her zamankinden daha güçlü bakalım… Başlarımız dik, omuzlarımız dik, gözlerimiz ufkun ötesine dikili…. Biliyoruz Komutan, karşılacağız seninle…. Kentin en yüksek kulesinde enternasyoneli söyleyeceğiz… Bu gemi zafere ulaşacak! Devrim için ileri, ya sosyalizm ya ölüm.”

 

Ali Haydar ÇELEBİ

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?